Anlayış

Gökan etrafına bakmıyordu. Karşısındaki sahilden yoksun kordonda yürüyen insanlara inat,  her şeyle ilgileniyordu.fakat o insanlar 1 kişi gezmiyorlar 3 ve 3ten çok gezenleri de sevmiyorlardı. Hepsi birbirine epey dikkatlice bakıyorlar aynı hazla ve dikkatle bakıldıklarını sezip gülümsüyorlar veya bu anlama gelen cümleleri ses çıkarmadan söyleyiveriyorlardı. Elbette herkes her şeye dikkat edemezdi. Gökhanın vurdumduymazlığı ikililerin aşkları her biri kendi içerisinde çok büyük ve kutsi şeyleri ifade etseler de bir diğerinde olan ve onlarda olmayan da elbette vardı. Zaten her zaman vardır. Bir buluta aşağıdan bakarsın, insana benzetirsin ama yandan bakıncahatta yukardan kenardan içinden bakınca sadece tozdur, sudur damladır.o insan sana hastır. Buna benzer şekilde iki ayağın yerdedir ama yer de bazen ayaklara inat sallanabilir. Evet diğerlerinin dikkat etmediği ama doğanın dikkat edecek insanı bulmak için her gün yeniden oynadığı oyun çerçevesinde ki zeki izleyiciler için muhteşem ve keyifli bir sunumdur bu (kim bilir ne zorluklarla hazırlanmıştır) deniz göz yanılmasına izin verecek şekilde bir yöne hareket ediyordu. Acaba hepsi bu tarafa gittiği halde geride kalanlar var mıydı? Geride kalanlar bu gidenlere üzülüyorlar mıydı ? dalgaların her biri ya da her bölgesi veya her derinliği aynı bu şekilde sessiz miydi ? yoksa arada ses çıkaranlar, içindekileri haykıranlar var mıydı ? onları da susturuyorlar mıydı hatta onları da susturmamalarına rağmen heyecan utanma ve korkularından dolayı hem de azımsanmayacak kadar uzun zamandır sessizliğini mecbur olduğu için koruyorlar mıydı.? Onlar da eğer bu sessizliği bir kerelik bir saniyelik hatta kimsenin duymayacağı yalnız kendinin duyacağı bir mırıldanma ile seslendirseler rahatlayacaklar mıydı? Elbette bu  kordonda kimsenin görmediği ve kimsenin duymadığı bu sesliği hisseden anlayan ve yardımcı olmak isteyen kimsecikler de yoktu. Bu             kimse” eğer gerçekten zevkli ve anlayışlı bir insan olsaydı hatta anlayışlı olan farklı bir canlı bile olabilirdi, görebileceği daha pek çok şey vardı. Örneğin anlayışsız insanları oturmaları için yapılmış 5 altı bank vardı ve onlar yalnızdı. Elbette bunların yalnızlığına izin vermeyen anlayışsız insanlar da yok dğeildi ama bu kötü tabloyu yazmak bu aşamada şart değil. Bunun yanında bizim zevkli “kimse” mizin fark ettiği üzere pek çok tondan çimenler ağaçlar otlar ve sesler de yok değildi. Anlayışlı veya anlayışsız kimin koyduğu belli olmayan bu birbirine benzeyen anlayışsızlar gibi , ayırt etmesi güç yeşilliklerin üstünde uçuşan ve arasıra ezan sesinin farklılığı gibi, rüzgarın sesinde değişik hışırtıları çıkartıp anlayana pek çok anlam yaratan beyaz poşeti de unutmamak gerek. Acaba onı oraya kim takmıştı. Anlayışlı bir

Additional information