İnsanın İradesi

Yaptığımız hareketlerin pek çoğu bellidir. Tahmin edilebilir. Daha doğrusu hesaplanabilir. Ola ki şimdikinden milyonlar milyarlarca güçlü ve komplex makineler gerektirsin. Ama sebep sonuç ilişkisi dahilinde her hareketimiz hesaplanabilir. Sonraki hareketimiz öncekinin sebebindendir. Kaos teorisi falan bunun neresini bulandırır emin değilim. Ama Newton mekaniğinden başlayarak, bildiğimiz anlamda şu anki bilime göre tüm “hareket” “öncekinin sebebidir.” Peki kişi dediğimiz, insanoğlunun iradesinin ,değiştirme kudretinin bir şeyler yapıyor olması nerdedir öyleyse? Emin değilim. Düşünce aşaması olabilir bu . Düşünmek derken “eeg” verilerini bir kenara bırakırsak, nedir düşünmek? Konuşmak mı , hayır. İçinden konuşmak dediğimiz şey mi ? Yoksa hayal etmek, görsel çağrışımlar mıdır düşünmek? Hareket ederken düşünür müyüz? Elimi havaya kalk, elim havaya kalk ! diye düşündüğümüzde elimiz havaya kalkmıyor. Peki elimizi havaya kaldıran şey mi düşünmek. Düşünmek bunlardan biri veya değil. Sebep sonuçtan bağımsız bir şey varsa, yani irade, bunlardan hangisi? Biri mi hepsi mi hiçbiri mi? Tüm bu yazının konusu da bir yana, kimlik dediğimiz ben dediğimiz yasal, toplumsal, dinsel veya kişisel sorumluluğumuz olan, işte bu gerçekten biziz dediğimiz bunlardan hangisi?

Additional information