İlişkilerdeki Samimiyet ve İlişiklilik hali

İlişkilerdeki Samimiyet ve ilişiklilik hali

 

Bugünkü yazımız, önceki ben* ve başrol* kavramlarından biraz farklı olarak biz ve siz üzerine olacak. İkili ilişkiler, dostluklar evlilikler veya farklı bağlarlardan doğan “birliktelik”liklerle ilgili olacak.

Her hareketimiz çıkar barındırıyor olduğu halde, bu durum yalnız davranışlarımızda kalmayıp ilişkilere de yansır. Günlük hayattaki hemen hemen tüm ilişkilerimiz, temelinde farkında olduğumuz ya da çoğunlukla olmadığımız çıkar ve ümitleri barındırır. Ne yazık ki konumuz bu hemen hemen tüm durumlar değil, istisnai hallerdir.

Kimi ilişkiler vardır; anne ile çocuğunun, yar ile yarenin veya dost ile arkadaşın aralarındaki hallerdir bunlar: Bu ilişkilerin çok çok azı çıkar barındırmaz, sevmek için sevgiyi ve hatta aşk için aşkı barındırır. Bu gibi haller insanın köşegenlerinin kesişim noktası, doğanın ağırlık merkezidir. Hatta Arşimet’in bahsettiği dayanak noktasıdır. Bu tür ilişkilerin çok önemli bir özelliğinden  bahsedeyim şimdi. Diğerlerini zaten okumuşsunuzdur, ya da okursunuz.

Harika ilişkilerde bulunması şart olan, o ilişkilere güç samimiyet katan bir haldir bağışlama, affetme. Fakat bu tür affetmeler hiçbir özür ve pişmanlık barındırmasına gerek duymadan gerçekleşen hareketlerdir. Dostlukta, aşkta veya şefkat barındıran bu büyük ilişkilerde ,samimiyet çizgisinin bir tarafındaki büyük insan bir hata yapar. Hata demişken, öyle söz verip tutmama sorumluluğu olan bir şeyi unutma gibi küçük kabul edilebilecek şeylerden bahsetmiyorum. Her ikili duruma özgü, o büyük hatalardan bahsediyorum. Bilirsiniz affedilmeyecek ya da affedilmesi için çizginin diğer tarafındakinin gerçekten yoğun emek harcaması gerektiği, yani ”sıradan ilişkiler için böyle olan hatalar”dan bahsediyorum. İşte bizim istisna insanlarımız bu gibi hallerde, karşıdakinin pişmanlık duymasına fırsat vermeden ve hiçbir açıklama istemeden direk onu affedebilen insanlardır. Elbette ki çizginin bu tarafındaki büyük insan da pişmanlık ve özür içeren duygudurumları hissediyor olacaktır o anda. Fakat bu davranışın nedeni değil ancak neticesi zamanında bunu hissetme fırsatı bulabilecektir.

İşte pek çok büyük roman, film ya da musikide diğer özellikleri anlatılagelen bu istisnai harika ilişiklik hallerinin bilinmedik ve çok önemli bir özelliğinden daha bahsetmiş olduk. “Bensellik*” ve “an itibari ile başrolde olma*” hallerinden bağımsız düşünülemeyecek bu hal, hepimize gerekli ve dahası ümit edilen bir haldir Alişanca…

*Önceki sayılarımızdaki yazılarım

 

Alişan Burak Yaşar

Additional information