Keşif-İcat

Keşif-İcat

Yeni bir keşif yapmak çok zor gözükür. Yeni bir keşif yapmak çok kolay görünür.

Günlük rutin içerisinde pek yeni farkındalıklara temas ederiz. Kimi zamanlar bunlar bizim için farkındalık heyecanı barındırır. Çoğunlukla ise akışın dalgalarında kaybolup giderler. Bir icadın yeni bir olgu olarak kabul görmesi için çeşitli gereklilikler olur. En önemli gereklilik güçtür. Keşfin icat haline dönüşmesi için gereklilik olan güç bazen otoritedir,kimi zaman sanattır, bazen siyasettir kimi zaman dindir genellikle ise bilimdir. Ayrıntılandırılması ve mucit için de icat halini alabilmesi için keşif üzerinde çalışacak kadar keşfe inanç, kefşe zaman, keşfe emek ve keşfe zihinsel uğraş gerekir. Önce keşfeden olmak üzere ardından kitlelerce de kabul görmesi gerekir. Bu kabul için “doğru” olması genellikle önemlidir. Özellikle işi olur yapan güç bilim ise doğru olması en önemli kriter haline gelir. Her ne kadar bilimsellik doğruya da en şüpheli bakan, değiştirilebilir kabul eden görüş olsa da doğruluk bilimsellik gücünde temel değerlerden biridir. Yine de böyle olması koşul değildir. Bir diğer mucitlik gücü olan dinde ise daha önemli olan kabuldür. Başta dini liderlerin ve sonra inananların kabul ettiği düşünce keşif halini alabilir. İcat kadar değer görebilir. Bu yine eski bir metnin yeniden yorumu olabileceği gibi, yeni bir durumun eski farkındalığı halini alabilir. Bir diğer icat gücü otorite veya siyaset olabilir. En basit bir sanat yeterli otorite ile ,toplumsal bir kabulün eşlik ettiği en değerli keşif olabilir. Sanatta bu anlatı ile kendini gösterebilir.

Keşfin bir diğer unsuru zamandır. Güncelin ilerisinde, henüz o keşfin matematiksel argümanları keşfedilmemişken sunulması onu akıştaki dalga haline getirebilir. Güncelin gerisinde, halihazırda sözelleştirilmiş keşfin matematiksel argümanları da değersizleştirmek için yeterli sebepleri içerir. Motivasyon kurucu olabilir. Güç haline gelmesi için yeter-gerek zamanın kıyısında bir anlatı ise yine yanlış sonuçlar verebileceği veya anlaşılamayacağı için öngörüsüz bir israf olarak çabayı boşa çıkarabilir.

 

Keşfin bir diğer unsuru sahibidir. Sahiplenilmesi ve zamanın ruhundan değil de kişinin ruhundan olduğunun iddia edilebilmesi keşfi “güç”lendirmeden önce saklamayı gerektirir. Yeterince saklanınca keşfedilememiş unsur haline gelme riski barındırır. Yine de zamanın ruhu açısından dikkatli davranıldığı olur. En büyük keşifler, herkesin her önünde olup kimsenin anlamlandırmadığı durumlardır. Herkesin nerde nasıl ve ne zaman anlamlı olduğunu kestiremediği zaman doğa, belli hallerdeki farkındalık-kullanışlılık ise keşif halini alır.

Bütün bunlar bağlamında Güç ve Keşif zor ve kirli zanaatlardır. Güçten ve sahiplenilmesinden müstesna mucitler ise, zamanın gerisinde gözüken keşfettikleri ile mutlu olabilme gücünün kaynağından başka bir farkındalıkta esas icatlarla zaman geçiriyor olabilirler.

 20.2.17 

23:59

 

 

 

Additional information