Artyargılarımzı ve Önyargılarımız

ARTYARGILARIMIZ VE ÖNYARGILARIMIZ

 

Hepimizin bir iç bir dış dünyası bi de dış dünyada görüntüsü vardır. Aslında her biri birbiri ile fevkalade ilgilidir. Buna rağmen bu bağlantıları saptamak, fark etmek ve ortaya çıkarmak çoğu zaman ne kolaydır ne de istenmektedir.

 

Hayata dair bakışımız ve yargılarımız genellikle iç dünyamız tarafından şekillenmektedir. Pek kimse, hatta hiç kimse tarafından bilinmeyen bu iç dünyamızın, süslenmiş ve hafif törpülenmiş kısmı dış dünyamızı oluştururz. Sosyal ve toplumsal karakterimizi. Bilinme şeklimizi. Yani en azından tanıyanlar ve çevremizdekilerce bilinme şeklimizi diyelim…

Bunun dışında bir de, ucundan kenarından kırpılmış hali ile dış dünyamızdan bile çoğuz kez bağımsız en azından daha az kontrollü bir de dış dünya görüntüsü vardır ki  bizi en zorlayan, diğerlerini de bizden yana en çok yoran kısım budur. Önyargılar işte bu kısmı oluşturur.

 

Önyargı; dış görünüş, ilk tanışma\karşılaşma,mimikler\jestler ve tavırlarımız ile bağlantılıdır. Sosyal konumumuz ve topluma kabul ettiğimiz karakterimiz genellikle bizi belli, hayatımızı daha da kolaylaştıran belirli çerçevelere hapsettiğinden kimi alışkanlıklara sahip oluruz. İlk zamanlarl yadırgasak da, dışgözlemciden yoksun benliğimiz bunu zamanla içselleştirir ve artık o görüntü biz haline geliriz. İşte bu kolaylık kimi zaman yan etkilerle de dönebilir bize. Keza biz başkasında gözlemlesek yadırgancak bir hale girmiş bile olabiliriz, yalnızca bakarak, yani görmeden. Bu sanırım önyargı tanımının biyerlerine oturan bir durumdur.

İşte iç dünyası ve çok nadir olarak da toplumsal pozisyonunu bilmeden bakınca insanlarda fark ettiğimiz şey, o insanın biz de uyandırdığı önyargıdır. Sağlıklı mıdır, elbette değildir. Yargımız kaliteli midir?  Hayat tecrübemiz ve kişiel gelişimimizle bağlantılı olsa da çoğu kez değildir. Peki gerekli midir? Elbette fevkalade gereklidir.

 

Önyargılar gereklidir. Çünkü hayatımızda binlerce anlamsız karşılaşma ve ilişki yaşamaktayız. Bunların çoğu yalnızca bir kez olacağı gibi, 10 100 500 karşılaşmalı ilişkilerimiz de olabilir. Fakat bizle de bağlantılı olarak bunlara bir ön eleme gerçekleştirmeli ve hayatımızda gerçekten olacakları seçmek için bir sistem oluşturmalıyızdır artık. İşte bu noktada önyargılarımız olaya dahil olur. Önceki ilişki ve tecrübelerimizin oluşturduğu ve bizim içdünyamız ile karşımızdakinin dış görüntüsünün karşılaşmasından ibaret olaran önyargılarımız bize bu eleme konusunda yardımcı olur. Genellikle, ilişkiş tercihi açısından başarılı olsa da , yanlış ve anlamsız tercih ettiği de çok olur. Buna rağmen yargılarımızın oluşması için ihtiyaç duyduğumuz şüpheli bakış, merak ve kategorize etmek anlamında çok yardımı olur. Yargılarımız sağlam olmasa da bir temele oturmuş olacaktır önyargılarımız sayesinde ve artık o dayanak noktasından geliştirme imkanına kavuşacağızdır.

 

Her ne kadar önyargılar;kişinin değiştirmesi güç olan; kişiliği ve doğuştan varolan özelliklerinin birleşimi şeklinde ortaya çıkan ve rahatsız edici gözüken düşünceler olsa da, yargılarımız için çok değerli bir temel oluşturur. Bu yüzden önyargılarımız konusunda biraz gayret göstermeli ve daha objektif daha empatili hallere sokmaya gayret etmeliyiz. Önyargılar  kıskanç ve acımasızdır elbette fakat…Kim bilir, belki de yargılarımız daha bencildir aslında?

Additional information